14 Aralık 2014 Pazar

Sanat ve Din İlişkisi Üzerine - Yunus Emre von Karabacak

Din ve sanatın felsefi anlamda genel olarak iki boyutlu ilişkisi vardır. İlki bilindiği üzere evrendeki güzellik ve düzenden dini bir argümana geçmek suretiyle bir çeşit "sanat argümanı" ortaya koymak ya da sanatsal öğeleri düzen kanıtını destekleme amaçlı kullanmak. Yani sanattan dine geçmek.

Asıl üzerinde durmak istediğim diğeri, dinden sanata geçmek olarak nitelendirilebilir. Yani dini kaynaklı sanattan bahsediyorum. Benim aklımın erdiği kadarıyla son 100-150 yılı saymazsak tüm insanlık tarihi boyunca sanatın her türlüsünün en büyük ilham kaynağı din olmuştur. Ya da tüm sanatlar din içerisine kendine bir çıkış noktası ve dayanak bulmuştur. Buna bir çok örnek verilebilir.

Beni büyüleyen bir örnek şu, biraz önce Hinduizm ile ilgili bir şeylere bakarken Şiva'nın heykelini gördüm. Önce çizim sandım. Meğer gerçekmiş...

Politeizm tartışmalarını bir tarafa koyarsak bu olağanüstü eser insan
doğasının dini tabiatı ile sanatsal tabiatının derin bağlantısını ortaya kaymakta bence.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder